Ana içeriğe geç
NURETTİN   ECE
NURETTİN  ECEKöşe Yazarı

MARMARİS’İN TİCARET ODASI, PEKİ DÜNYA İLE TİCARETİ NEREDE?

Marmaris Ticaret Odası seçimleri yaklaşıyor.

Marmaris Ticaret Odası seçimleri yaklaşıyor.

Her seçim sürecinde söylediğim gibi; kim kazanırsa kazansın, her şeyin Marmaris için hayırlısı olsun.

Bir tarafta halen görevde olan, tecrübesiyle yeniden iddialı bir şekilde yoluna devam eden Mutlu Ayhan var.

Diğer tarafta ise açtığı her işletmeyi markaya dönüştürmeyi başarmış, iş dünyasında kendisini kanıtlamış İdris Akgül…

İki adayın da Marmaris için söyleyecekleri, üyelerine anlatacakları projeleri olacaktır.

Ancak benim bu seçimde özellikle sormak istediğim başka bir soru var:

Marmaris’in dünyaya açılan ticaret kapısı nerede?

Çünkü artık sadece işletme açmak, turisti ağırlamak veya sezonu geçirmek yetmiyor.

Dünya değişiyor.

Türkiye değişiyor.

Ticaret değişiyor.

Türkiye’nin 2026 yılının ilk yedi ayında ihracatı 161,6 milyar dolara ulaştı. Temmuz ayında ise 25,6 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin en yüksek temmuz ayı ihracatı gerçekleşti. (Ticaret Bakanlığı⁠)

Türkiye’nin ihracatında Almanya önemli birinci pazar olmaya devam ederken, Avrupa Birliği toplam ticaretimizde en önemli ekonomik ortaklarımızdan biri olmayı sürdürüyor. Mayıs ayı itibarıyla Almanya, ihracatta yine ilk sıradaydı; Ocak-Mayıs döneminde de Almanya ilk sıradaki yerini korudu. İthalatta ise yılın ilk beş ayında Çin ilk sırada bulunuyordu. (Veri Portalı⁠)

Peki Marmaris?

Marmaris iş insanı dünyaya ne satıyor?

Hangi ürünleri ihraç ediyor?

Hangi ülkelerden ne kadar mal ve hizmet alıyor?

Almanya, Danimarka, Finlandiya, İsveç, Yunanistan ve diğer Avrupa ülkeleriyle Marmaris’in ticaret hacmi ne kadar?

Hangi sektörler ihracat yapıyor?

Ve daha önemlisi:

Marmaris’in ihracatını önümüzdeki beş yılda nereye taşımayı hedefliyoruz?

İşte bence Ticaret Odası seçimlerinin asıl tartışılması gereken noktalarından biri burası.

Çünkü Marmaris’in elinde önemli bir avantaj var.          

Balımız var..

Deniz var.

Liman var.

Turizm var.

Marka değeri var.

Avrupa’ya yakınlık var.

Yıllardır yabancı müşteriyle çalışan binlerce işletme var.

Fakat bütün bunları gerçek anlamda bir dış ticaret stratejisine dönüştürebiliyor muyuz?

Marmaris’te A Sınıfı bir Gümrük Müdürlüğü bulunuyor. Üstelik Marmaris Gümrük Müdürlüğü yalnızca turistik giriş-çıkışların yapıldığı bir kapı değil; Ticaret Bakanlığı’nın resmi teşkilatında görev yapan bir gümrük idaresi. (Batiakdeniz Ticaret⁠)

O halde soru daha da büyüyor:

Marmaris’in gümrüğü var ama Marmaris’in dış ticaret vizyonu var mı?

Bence yeni dönemde Ticaret Odası’nın önüne konulması gereken en önemli hedeflerden biri bu olmalı.

Oda, üyelerine yalnızca toplantı, eğitim veya belge hizmeti veren bir kurum olmanın ötesine geçmeli.

Marmaris’teki işletmelerin hangi ülkelere, hangi ürünlerle açılabileceğini araştırmalı.

Üyelerine ülke ve sektör bazında pazar analizleri sunmalı.

İhracat yapmak isteyen küçük ve orta ölçekli işletmelerin önündeki bürokratik engelleri azaltmak için Ticaret Bakanlığı, gümrük idaresi, ihracatçı birlikleri ve diğer kurumlarla birlikte çalışmalı.

Ve belki de en önemlisi:

Marmaris’in yıllık dış ticaret karnesini kamuoyuna açıklamalı.

Ne kadar ihracat yaptık?

Ne kadar ithalat yaptık?

En çok hangi ülkelere sattık?

En çok hangi ülkelerden aldık?

Hangi ürünler öne çıkıyor?

Hangi sektörler geriliyor?

Bunları bilmeden Marmaris’in ekonomik geleceğini nasıl planlayacağız?

Bir başka mesele daha var.

Türkiye’nin en büyük ticaret ortaklarından biri Avrupa.

Ama Avrupa ile ticaret yapmak isteyen iş insanlarımızın önemli bir bölümü hâlâ vize randevusu almak için aylarca beklemek zorunda kalıyor.

İhracatçı için zaman paradır.

Bir iş insanının fuara gitmesi, müşterisiyle görüşmesi, fabrikayı ziyaret etmesi, sözleşme yapması gerekiyor.

Ama siz daha yola çıkmadan aylarca randevu bekliyorsanız, küresel ticarette rekabet etmek kolay değildir.

Malı satmak kadar, o malın müşterisine ulaşabilmek de ticaretin parçasıdır.

İşte burada Ticaret Odalarının daha güçlü bir şekilde devreye girmesi gerekiyor.

Marmaris Ticaret Odası’nın yeni yönetiminden beklentim sadece “üyelerimizin sorunlarını dinleyeceğiz” demek değil.

Ben daha somut bir şey duymak istiyorum:

Marmaris’i beş yıl içerisinde kaç milyon dolarlık ihracat yapan bir kent haline getireceğiz?

Hangi ülkeleri hedefleyeceğiz?

Hangi sektörleri destekleyeceğiz?

Marmaris’in hangi ürünlerini markalaştıracağız?

Hangi fuarlara Marmaris markasıyla katılacağız?

Ve yabancı alıcıları Marmaris’e nasıl getireceğiz?

Çünkü Marmaris sadece turist ağırlayan bir şehir olmak zorunda değil.

Üreten, markalaşan, ihraç eden ve dünya pazarlarında adı duyulan bir ticaret şehri de olabilir.

Mutlu Ayhan’ın tecrübesi de, İdris Akgül’ün girişimcilik ve markalaşma deneyimi de bu tartışmanın içinde değerlendirilmeli.

Kim kazanırsa kazansın, artık üyelerin önüne sadece seçim vaatleri değil, ölçülebilir ekonomik hedefler konulmalı.

Çünkü Ticaret Odası seçimleri sadece başkan seçmek değildir.

Bir kentin ticaret anlayışını, ufkunu ve gelecek hedefini de seçmektir.

Marmaris’in dünyaya açılan kapıları zaten var.

Şimdi mesele o kapılardan daha fazla iş insanının, daha fazla markanın ve daha fazla ihracatın geçmesini sağlamak.

Ben bu seçimde adaylara tek bir soru yöneltmek isterim:

“Marmaris’in dünya ticaretinden aldığı payı artırmak için ne yapacaksınız?”

Cevabı merak ediyorum.

Çünkü artık Marmaris’in sadece turist sayısını değil,

dünyaya sattığı malı, hizmeti ve markayı da konuşmanın zamanı geldi

Okur görüşleri
0 yorum
Yorum yaz
Yorumlar yayın ilkelerine göre incelenir.
Yorumları göster0 yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Siz Yapın