Marmaris Ticaret Odası’nda seçim artık yalnızca iki adayın yarışından ibaret değil.
Bir tarafta 2019’dan bu yana başkanlık görevini sürdüren S. Mutlu Ayhan, diğer tarafta değişim iddiasıyla yola çıkan İdris Akgül…
Sandık 18 Ekim’de kurulacak.
Ama Marmaris’in asıl sorması gereken soru şu:
Kim kazanacak değil, Marmaris ne kazanacak?
Çünkü yedi yıllık bir başkanlığın ardından artık vaatlerden önce bir muhasebe yapmak gerekiyor.
Mutlu Ayhan döneminde Marmaris Ticaret Odası’nın sosyal, kültürel ve ekonomik alanda daha görünür hale geldiğini söylemek mümkün. Nitelikli personel yetiştirmeye yönelik eğitimler, kültürel miras ve antik kentlere destekler, kentin altyapı ve ulaşım sorunlarının ilgili kurumlara taşınması ve 2026’da hizmete giren MTO destekli Palyatif Bakım Merkezi bunlar arasında sayılabilir.
Bunlar küçümsenecek işler değil.
Ancak bir ticaret odasının başarısı yalnızca sosyal ve kültürel projelerle ölçülemez.
Asıl sorular daha somut:
Marmaris işletmeleri büyüdü mü?
Finansmana erişim kolaylaştı mı?
Nitelikli personel sorunu ne kadar çözüldü?
Turizm sezonu ne kadar uzadı?
Yeni dış pazarlar açıldı mı?
Marmaris ticaretinin yapısal sorunlarında ne kadar sonuç alındı?
İşte seçim tartışmasının merkezine bunlar konulmalı.
“12 AY TURİZM” ARTIK SLOGAN OLMAKTAN ÇIKMALI
Mutlu Ayhan’ın yeni dönem hedefleri arasında turizmi dört mevsime yaymak, kruvaziyer turizmini artırmak, yeni pazarlar oluşturmak ve kişi başı turizm gelirini yükseltmek var.
Hedef doğru.
Fakat Marmaris artık sadece “12 ay turizm” cümlesini duymak istemiyor.
Hangi ülkelerden? Kaç turist? Kaç geceleme? Kaç yeni uçuş? Kaç kruvaziyer? Kişi başı harcama ne kadar artacak?
Artık hedeflerin yanında rakam, takvim ve ölçülebilir sonuçlar da açıklanmalı.
Çünkü Marmaris’in ihtiyacı yeni sloganlar değil, gerçekleşme oranı takip edilebilen projeler.
KONGRE VE FUAR MERKEZİ ÖNEMLİ
İdris Akgül’ün gündeme taşıdığı Kongre ve Fuar Merkezi projesi de seçimde önemli bir başlık.
Marmaris’in böyle bir altyapıya ihtiyacı olduğu açık.
Ancak “yapacağız” demek tek başına yeterli değil.
Arazi nerede? İmar durumu ne? Yatırım bedeli ne kadar? Finansman nasıl sağlanacak? Kim işletecek? Takvim ne? Marmaris ekonomisine yıllık katkısı ne olacak?
Mutlu Ayhan’ın bu konularda rakibinden somutluk istemesi anlaşılabilir.
Fakat aynı ölçü mevcut başkanın projeleri için de geçerli olmalı.
Marmaris bütün adaylardan aynı şeyi istemeli: Rakam, takvim ve sonuç.
YEDİ YILIN AVANTAJI, YEDİ YILIN SORUMLULUĞU
Mutlu Ayhan’ın en büyük avantajı tecrübesi.
Yedi yıl boyunca odanın başında olmak; kamu kurumlarını, sektörleri, turizm dinamiklerini ve Ankara’daki ilişkileri tanımak önemli bir birikimdir.
Üstelik bu dönem pandemi, yangınlar, ekonomik krizler ve yüksek maliyetlerle geçti.
Bunları göz ardı etmek haksızlık olur.
Ama yedi yıllık deneyimin bir de doğal sonucu var:
Bugün yeniden “önümüzdeki dönemde yapacağız” denildiğinde Marmaris’in sorması gereken soru da son derece doğal:
“Peki geride kalan yedi yılda ne yaptınız, hangi hedefe ne kadar ulaştınız?”
Bu bir suçlama değil.
Demokrasinin ve seçimlerin gereği.
AKGÜL’ÜN AVANTAJI: DEĞİŞİM
İdris Akgül’ün en önemli avantajı ise değişim iddiası.
İşletmecilik geçmişinde, dikkat çekmeyen işletmeleri doğru işletmecilik, dekorasyon ve marka anlayışıyla yeniden konumlandırdığı yönündeki deneyimini şimdi Marmaris için bir vizyona dönüştürmek istiyor.
Akgül’ün temel yaklaşımı şu:
Bir işletme nasıl 12 ay hareketli hale getirilebiliyorsa, Marmaris de aynı anlayışla yeniden ele alınabilir.
Bu açıdan “işletmelerinde 12 ay hareketliliği başaran İdris Akgül, Marmaris turizmini ve ticaretini de 12 aya taşıyabilir mi?” sorusu seçimde karşılık bulabilecek güçlü bir iddia.
Ancak bunun da sınavı aynı:
Hangi projelerle, hangi bütçeyle, hangi kurumlarla ve hangi takvimle?
Değişim söylemi ancak uygulanabilir projelere dönüştüğünde gerçek bir alternatife dönüşür.
SONUÇTA KİM KAZANIRSA KAZANSIN…
Mutlu Ayhan’ın avantajı yedi yıllık deneyim.
Ama bu deneyim aynı zamanda yedi yılın hesabını verme sorumluluğunu getiriyor.
İdris Akgül’ün avantajı ise değişim iddiası.
Onun da sorumluluğu, bu değişimin nasıl gerçekleştirileceğini açıkça ortaya koymak.
Marmaris artık kişilere değil, projelere ve sonuçlara bakmalı.
Kim daha güzel konuşuyor?
Kim daha kalabalık toplantı yapıyor?
Kim daha güçlü slogan kullanıyor?
Bunlar ikinci planda kalmalı.
Asıl sorular belli:
Kim Marmaris ticaretini büyütecek?
Kim turizmi gerçekten 12 aya yayacak?
Kim yeni pazarlar açacak?
Kim kongre ve fuar turizmini Marmaris’e kazandıracak?
Kim gençlere iş, işletmelere nitelikli personel ve esnafa gerçek destek sağlayacak?
Kim verdiği sözleri tarih ve rakam koyarak takip edilebilir hale getirecek?
18 Ekim’de sandıktan bir başkan çıkacak.
Ama asıl kazanan Marmaris olmalı.
Çünkü Ticaret Odası Başkanlığı bir koltuk değil;
Marmaris’in ekonomik geleceğine karşı alınmış bir sorumluluktur.

Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir