?>

MARKALAŞMAK İÇİN ÖNCE KONUŞABİLMEK GEREKİR

NURETTİN  ECE

8 saat önce

Marmaris’i markalaştırmaktan söz ediyoruz. Peki, Marmaris’i kim için markalaştıracağız? Elbette burada yaşayan insanlar için. Esnaf için. Gençler ve çocukların geleceği için. Marmaris’e katma değer kazandırarak ülke ekonomisine katkı sağlamak, gelir seviyesini ve yaşam kalitesini yükseltmek için. Son iki yıldır Marmaris’in en önemli gündem maddelerinden biri Kapalı Çarşı. Yıllardır kapalı olan çarşının üstü açıldı. Birçok kişi bu değişikliğin çarşıyı ferahlattığını, daha estetik bir görünüm kazandırdığını düşünüyor. Bu görüşe katılanlar olduğu gibi, farklı düşünenler de var. Ancak gözden kaçırılmaması gereken önemli bir nokta bulunuyor. Siz bir dükkânı kiralarken, onu belirli koşullar altında kiralarsınız. Kapalı bir çarşı içerisinde faaliyet göstereceğinizi düşünerek yatırım yaparsınız. Çarşının üstü açıldıktan sonra yağmurdan, aşırı güneşten veya diğer hava koşullarından etkilenen müşteri sayısında düşüş yaşanıyorsa, artan maliyetler ve mevcut kira bedelleri esnaf açısından daha ağır hissedilmeye başlanır. Bir kararın doğru olması, o kararın tüm sonuçlarının da otomatik olarak olumlu olacağı anlamına gelmez. Başarı; uygulama sürecinin nasıl yönetildiğine, ilgili tarafların sürece ne kadar dahil edildiğine bağlıdır. Marmaris’te Kapalı Çarşı’yı ilgilendiren böylesine önemli bir konuda Esnaf ve Sanatkârlar Odası, Ticaret Odası ve doğrudan çarşı esnafıyla ortak akıl toplantıları yapmadan adım atılmamalıydı..  Çünkü bir şehir ancak kurumlarıyla, esnafıyla ve halkıyla birlikte yönetildiğinde güçlenebilir. Dünyadaki başarılı marka şehir örneklerine baktığımızda ortak bir özellik görüyoruz: Kararlar yukarıdan aşağıya dayatılmıyor; katılımcı bir anlayışla şekilleniyor. Şehir markası oluşturmak; sadece fiziksel düzenlemeler yapmak değil, yöreye özgü değerleri koruyarak ortak bir kimlik ve olumlu bir imaj inşa etmektir. Bugün Türkiye’de “Marka Kentler” projeleriyle şehirlerin kültürel ve ekonomik değerlerinin öne çıkarılması hedefleniyor. Ama markalaşmanın temelinde önce güven, diyalog ve uzlaşı vardır. İnsanların birbirini dinlemediği, kurumlar arasında kırgınlıkların yaşandığı, her tartışmanın kutuplaşmaya dönüştüğü bir ortamda marka şehir oluşturmak kolay değildir. Ne yazık ki son dönemde sadece Marmaris’te değil, ülkenin birçok yerinde insanlar arasındaki diyalog zayıflıyor. Tartışmaların yerini sert söylemler, uzlaşının yerini gerilim alıyor. Oysa destinasyon pazarlaması ve şehir markalaşması; ortak hedefler etrafında birleşebilmeyi gerektirir. Bugün Kapalı Çarşı esnafının belediye önüne yürüyerek tepkisini ortaya koyması, aslında yalnızca bir çarşı meselesi değildir. Bu tablo, taraflar arasındaki iletişim eksikliğinin ve ortak çözüm mekanizmalarının yeterince işletilemediğinin bir göstergesidir. Bir şehrin markalaşması demek; daha fazla turist çekmesi, daha fazla yatırım alması, daha güçlü bir ekonomik yapıya kavuşması demektir. Ancak bunun yolu sloganlardan değil, ortak akıldan geçer. Sezonun en yoğun döneminde herkesin enerjisini tartışmalara harcadığı bir ortamda rakip destinasyonlar öne çıkarken, Marmaris’in asıl gündemi büyüme, kalite ve sürdürülebilir turizm olmalıdır. Çünkü markalaşma, yalnızca bir logo veya tanıtım kampanyası değildir. Markalaşma; aynı şehirde yaşayan insanların birbirini dinleyebilmesi, kurumların birlikte hareket edebilmesi ve ortak gelecek hedeflerinde buluşabilmesidir. Önce konuşabilmek gerekir. Sonrası zaten gelir.
YAZARIN DİĞER YAZILARI