?>

6 ŞUBAT;04.17 ...     

NURETTİN  ECE

9 saat önce

Türkiye, 6 Şubat 2023 sabahı saat 04.17’de uykusundan değil, masumiyetinden uyandı. Kahramanmaraş merkezli 7,7 büyüklüğündeki deprem, yalnızca yer kabuğunu değil, bir ülkenin hafızasını da derinden sarstı. Saatler süren arama kurtarma çabalarının ardından, 13.24’te gelen ikinci büyük deprem, zaten yıkılmış umutların üzerine ikinci kez çöktü. Toplamda yaklaşık 110 saniye süren bu sarsıntılar, hayatları yarım bıraktı. On bir il, bir gecede haritadan silinir gibi oldu. Elli üç binden fazla can toprağa düştü; milyonlarca insan evsiz kaldı. Enkaz altında kalan yalnızca binalar değildi. Anılar, çocukların güven duygusu, ailelerin huzuru ve toplumun ortak yarın inancı da ağır hasar aldı. Türkiye ve Suriye başta olmak üzere geniş bir coğrafyada hissedilen bu felaketin ardından, Avrupa Birliği’nden ABD’ye, Rusya’dan Çin’e birçok ülke yardım elini uzattı. Dayanışma vardı; ama kaybın büyüklüğü her şeyin önüne geçti. Depremin ardından yaşananlar, afetlerin yalnızca fiziksel değil, derin psikolojik sonuçlar doğurduğunu bir kez daha gösterdi. Korku, kayıp, suçluluk ve öfke; özellikle çocuklarda silinmesi güç izler bıraktı. Uyuyamayan, yalnız kalamayan, sarsıntı hiç bitmeyecekmiş gibi hisseden bir kuşak büyüyor. Travma sonrası stres bozukluğu, anksiyete ve depresyon belirtileri birçok kişide görüldü. Bu yıkımlar rakamlarla ölçülemiyor; Kelimelerin ifade edemediği…. çünkü bazı hasarlar gözle görülmez. İşte bu yüzden psikososyal destekler, enkaz kaldırmak kadar hayatiydi. Ancak anmak yetmez. Sorumluluklarımızı da hatırlamak zorundayız. Türkiye bir deprem ülkesidir; bu gerçek artık ertelenemez. Fay hatlarına yakın, yüksek riskli alanlara kesinlikle imar izni verilmemeli; rezerv alan ilanları bilimsel kriterlere dayanmalıdır. Binalar yönetmeliklere uygun yapılmalı, mevcut yapılar güçlendirilmelidir. Merkezi ve yerel yönetimler, bilim insanlarının uyarılarını esas almalı; denetim mekanizmaları kâğıt üzerinde değil, sahada işlemelidir. Bireysel düzeyde de hazırlık şarttır. Evde, ulaşılması kolay bir yerde deprem çantası bulundurmak; deprem anında pencerelerden ve vitrinlerden uzak durmak; balkona çıkmamak, asansör kullanmamak; elektrik ve tesisat şaftlarından uzak durmak hayati önlemlerdir. Deprem anında yapılacak ilk şey sakin kalmak ve güvenli bir alan bulmaktır: İçerideysek sağlam bir mobilya altına sığınıp baş ve boynu korumak; dışarıdaysak binalardan ve elektrik direklerinden uzak durmak gerekir. Saat 04.17’de duran zamanı, bir daha durmamak üzere doğru yerden başlatmak bizim elimizde. Bu büyük depremden çıkarılacak çok ders var; ilki ve en önemlisi, aklı, bilimi ve vicdanı rehber edinmektir. Unutmamak, unutturmamak ve aynı acıların tekrar yaşanmaması için. Allah, dünyanın hiçbir köşesine böyle acılar yaşatmasın.
YAZARIN DİĞER YAZILARI