?>

MARMARİS KAPALI ÇARŞI: SORUN TENTE Mİ, EKONOMİ Mİ?

NURETTİN  ECE

9 saat önce

Marmaris Kapalı Çarşı’nın üst örtüsünün kaldırılması konusu ,gündemdeki yerini koruyor. Kimi çevreler çarşıdaki ticari durgunluğun nedenini üst örtünün kaldırılmış olmasına bağlarken, kimi kesimler ise daha gerçekçi veriler ışığında sorunun temelinde ekonomik koşulların ve turizmde yaşanan yavaşlamanın bulunduğunu savunuyor. Marmaris’in yıllardır markalaşmış kuyumcuları, mağazaları ve köklü işletmeleriyle yaptığımız sohbetlerde ortaya çıkan ortak görüş oldukça net: Çarşıdaki durgunluğun temel nedeni üst örtünün kaldırılması değil; yüksek enflasyon, artan hayat pahalılığı, düşen alım gücü ve beklentilerin altında kalan turist yoğunluğu. Üstelik birçok esnaf, yıllardır kapalı kalan çarşının üstünün açılmasıyla birlikte daha ferah, daha aydınlık ve daha estetik bir ortam oluştuğunu düşünüyor. Doğal ışığın içeri girmesi, hava sirkülasyonunun artması ve mekânsal ferahlığın hissedilir şekilde yükselmesi, çarşının görünümüne olumlu katkı sağladı. Yenilenen zemin düzenlemesi de bölgeye daha modern bir kimlik kazandırdı. İlk günlerde dile getirilen “zemin kaygan olur” endişelerinin ise uygulamada karşılık bulmadığı görülüyor. Elbette gölgelendirme ve yağışlardan korunma ihtiyacı kesinlikle göz ardı edilemez. Hatta bu konu, kış boyunca süren yenileme çalışmalarının bir parçası olarak ele alınabilirdi. Ancak çözüm, geçmişe dönmek değil; günümüz şehircilik anlayışına uygun, estetik ve teknik açıdan doğru projeler geliştirmektir. Nitekim Marmaris Belediye Başkanı Sayın Acar Ünlü de çeşitli açıklamalarında gölgelendirme konusunda çalışmalar yürütüldüğünü ifade ediyor. Ancak böylesine önemli bir karar için süreyi uzatmamak gerekir. Mühendislerin, mimarların, şehir plancılarının, esnafın ve ilgili tüm paydaşların görüşleri alınarak ortak akılla şekillendirilmelidir. Bugün dünyanın pek çok kentinde kullanılan yarasa tente sistemleri buna örnek gösterilebilir. Yarasa kanadı formunda tasarlanan bu yapılar; yağmur, rüzgâr ve diğer yük hesapları dikkate alınarak projelendirilmekte, geniş gölgelendirme alanları oluştururken estetik görünümleriyle de bulundukları bölgeye değer katmaktadır. Modern şehircilik anlayışında amaç mekânları kapatmak değil, yaşam kalitesini artıracak çözümler üretmektir. Ancak asıl sorulması gereken soru şudur: Marmaris’te işler neden yavaşladı? Bunun cevabı tente ya da çatı sistemlerinden çok ekonomide yatıyor. Turistin harcama alışkanlıkları değişti. Avrupa’da ve Dünyada ekonomik belirsizlikler sürüyor. Türkiye’de ise yüksek enflasyon nedeniyle hem yerli hem de yabancı ziyaretçiler harcamalarında daha temkinli davranıyor. Otellerdeki doluluk oranlarının beklentilerin altında kalması da çarşı esnafını doğrudan etkiliyor. Bir işletmenin başarısını belirleyen unsur yalnızca üzerindeki çatı değildir. Asıl belirleyici olan markadır. Geçtiğimiz kış İtalya’da karşılaştığım bir manzara bunu açıkça ortaya koyuyordu. Soğuk hava ve yağmura rağmen insanlar Dünya markalarının mağazaları önünde uzun kuyruklar oluşturuyordu. Görevliler, içeriden çıkan müşteri sayısına göre yeni müşterileri içeri alıyordu. Üstelik mağazalardaki en düşük fiyatlı ürünler dahi yüzlerce euro seviyesindeydi. Demek ki insanlar kaliteli bir markaya ulaşmak için yağmuru da bekliyor, güneşi de. Mesele üstü açık ya da kapalı bir çarşı meselesi değildir. Mesele, güçlü markalar oluşturabilmek, ziyaretçiye farklı bir deneyim sunabilmek ve Marmaris’in değerini yükseltebilmektir. Bunun en somut örneklerinden biri de Sevgi Yolu’dur. Yıllardır üstü açık olan bu cadde, yaz-kış yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktalarından biri olmayı sürdürüyor. Hiçbir zaman üstü kapatılmadı; buna rağmen Marmaris’in en hareketli ticaret alanlarından biri olmayı başardı. Bu nedenle yaşanan ekonomik sıkıntıları yalnızca çarşının üstünün açılmasına bağlamak gerçekçi bir yaklaşım değildir. Sorunları doğru teşhis etmek kadar çözümleri de doğru yerde aramak gerekir. Marmaris’in geleceği daha fazla betonla değil; daha güçlü markalarla, daha kaliteli hizmetle, daha estetik şehircilikle ve daha yüksek katma değer üreten bir turizm anlayışıyla şekillenecektir. Çünkü bir destinasyonu büyüten şey çatılar değil, oluşturduğu değerdir.
YAZARIN DİĞER YAZILARI